yıllar önce arkadaşlığa çok daha fazla önem verirdim. arkadaşlık her zaman en önemlisiydi. aslında bi bakıma hala öyle. hala yolun sonuna kadar götüreceğim ve asla hayatımdan çıkarmayacağım insanlar var. ama şu an bulunduğum noktada sadece 1 ya da 2 tane bu ‘’arkadaş’’ denilen şeyden var. bundan dolayı üzgün müyüm? HAYIR! bunu ben istedim. böyle olmasını ve hep böyle kalmasını istiyorum.
dün 2 yıldır görüşmediğim bir arkadaşım bana yazdı. sebepsizce konuşmayı kesmiştik. uzay boşluğunda yok olup gitmişti arkadaşlığımız. bana tekrar yazdığında şaşırdım ama düşman olarak birbirimizi hatırlamıyorduk bu yüzden iletişime geçmiş olmasına karşılık verdim. görüştük, kahve içtik, gezdik, sohbet ettik ve ne mi oldu? bir an önce eve gitmek istedim. o kadar sıkıldım ki. bana bir sürü şey anlattı ama ben başka bi evrendeydim. erkek arkadaşımı düşündüm sürekli. ‘’keşke o yanımda olsaydı’’ dedim kendime. günü hızlıca bitirdim ve evime döndüm. arkadaşıma da yazmayı düşünmüyorum. zaten bi daha da buluşmam çünkü sanırım arkadaşlığımızın son kullanma tarihi geçmiş. (bu yıl 2. vaka bu) veee çok mutluyum bundan. büyüdüm mü değiştim mi neden böyle oldu bilmiyorum ama artık hiç arkadaşa ihtiyaç duymuyorum. sadece 1 arkadaşım var ve yeterli. bir de 2 yıllık sevgilim. en büyük sebebi de sevgilim. onunla ilişki dinamiğimiz çok yönlü ve kuvvetli. o sadece benim sevgilim değil, en yakın arkadaşım. ben de onun için öyleyim neyse ki. bazen karalar bağlıyorum ve onu kaybedersem her şeyimi kaybedeceğimi biliyorum ama artık elimden bir şey gelmez oldu bile. yine de onun sonsuza dek hayatımda olması için duacıyım. ki öyle olacak gibi görünüyor 😉
galiba uzun soluklu bir duygusal ilişki sonucu ‘’kimseye ihtiyacı olmayan’’ birine evriliyorsunuz. belki de 24 olmak sizi buna itiyordur. ben bundan memnunum. sanki hayatıma bir ‘’insan filtresi’’ gelmiş gibi. herkes süzgeçten geçmiş gibi. small circle dedikleri şeyi seviyorum ve o alanda yaşamak istiyorum sadece. ne eksik ne fazla. başka kimse gelip gitmesin.
şimdi beni ‘’sevgilisi olunca arkadaşlarını unutan nankör’’ olarak etiketlemeyin. gerçekten elimde değil. şu an duygusal bir ilişki içinde olmasaydım bile yine o bahsettiğim insanlarla arkadaşlığım bitecekti. diyorum ya ‘’son kullanma tarihi’’ geçti. ben de değiştim. artık onlarla aynı şeye bakıyoruz ama farklı şeyler görüyoruz. hatta artık aynı şeylere baktığımızı bile söyleyemem. sadece büyüdüm ve büyüdükçe bazı heyecanların yeri değişti. değeri değişti. güvenli alanım, çemberim daraldı. ben tam ortasında tüm durumdan memnunum. bunları yazarken sanki ‘’KÖTÜ ARKADAŞ’’ olarak çarmıha gerilecekmişim gibi hissediyorum. sanırım şu ‘’kimsenin onayına muhtaç olmamak’’ işini hala beceremiyorum. neyse beni nankör bilin ne yapabilirim ki. (evet ittirmeye çalışıyorum.)

Yorum bırakın