Derin duyguların izinde cesur bir yolculuk… Mine’nin blogu, hissetmeyi ve düşünmeyi sevenler için bir alan.

BLOG YAZARI

yazılar

Pembe Postitlerden Pembe Terliklere

Sabahın ilk ışıkları perdelerden süzülürken, kendimi yataktan söküp dışarı atmak yine zor olmuştu. Gözlerim yarı kapalı, zihnim tam uyanamamış hâlde; öğlene kadar geçen her dakika, içimde bir ağırlık ve derin bir ızdırapla doluydu. Son zamanlarda “yetişkin” taklidi yaptığım günlerin sayısı hızla artıyordu. İşin içinden nasıl sıyrılacağımı ise yalnızca Allah bilirdi. Ama öğleden sonra…Öğleden sonra hayatın…

Tüm yolda olanlar bilir ki, bu zordur.

Gerçekte ne zaman bir yere ait oluruz?Bizi kabul ettiklerinde mi?Yeteri kadar iyi olunca mı?Yoksa sadece doğru zamanda, doğru yerde olduğumuz için mi taşlar yerine oturur?Ya da belki de… hiçbir zaman tam oturmaz, sadece öyleymiş gibi görünür. Sabah aceleyle evden çıkarken, bu sorular zihnimin kıyısında yankılanıyordu. Aynanın önünden geçerken saçımı bile düzeltmeyi unuttum; gözlerimde uykusuz bir…

bu kitapları henüz okumadıysan, gerçekten buna yaşamak denir mi?

gerçek dünyadan uzaklaşmak için zihnimin bahçelerine kaçtığım kitaplar var. eğer bir gün hafızamı kaybedersem, en azından bu kitapları yeniden okuyabileceğim için mutlu olduğum türden kitaplar. Dostoyevski – EzilenlerDostoyevski; onun büyük eserlerini hepimiz duymuşuzdur ama bu kitap bana ayrı bir şekilde dokundu. Bu kitabı bitirdiğimde içimde hem buruk bir hüzün hem de garip bir huzur kaldı.…