Aslında hepimiz sonsuz bir travma sonrası stres bozukluğundan mı ibaretiz? Yoksa dürtülerini kontrol edemeyen bir kötümser mi? Yağmur yağarken denizde olmak gibi bir his bu. Suların içinde bir yerlerde nefes alabilmeye çalışırken, aklını yitirmemek için insanın kendine yaptığı telkinler gerçekten işe yarıyor mu?

Uzun bir maratonda olduğumu hayal ediyorum. Bitiş çizgisini ufukta henüz göremediğimden, kazanacağıma olan inancımı yitirmeye başladım.

Belki de hayat dediğimiz şey, hiç var olmayan bir bitiş çizgisine doğru koşmaktır. Hepimiz aynı parkurdayız ama kimimizin nefesi daha çabuk tükeniyor, kimimizse ayaklarını daha sağlam basıyor. Fakat kimse aslında nereye vardığını bilmiyor. Sadece koşmamız gerektiğini söylenmiş.

Kimi zaman, sadece yanımdan geçenlerin yüzündeki ifadeye bakarak hızımı ayarlıyorum; onların da en az benim kadar yorgun olduğunu fark etmek, garip bir teselli veriyor bana.

İçimde bir taraf, “devam et, biraz daha yüz, biraz daha koş, belki ilerde güneş açar” diye fısıldıyor. Diğer taraf ise “ne fark eder, zaten sonunu göremiyorsun” diyerek ağırlığını ruhuma yüklüyor.

Sanırım insanı ayakta tutan şey, bitiş çizgisini görmek değil, o çizgiyi görmeyi hayal etmek. Belki de bu yüzden hâlâ buradayım, hâlâ nefes alıyorum, hâlâ suyun yüzeyinde kalmaya çalışıyorum. Çünkü düşmek ile devam etmek arasındaki o ince çizgide, hâlâ yürümeyi seçebiliyorum.

Bazen sadece bir adım daha atmak yeterli oluyor. Belki cevabını asla bilmeyeceğim soruların peşinden koşuyorum, belki de hiç var olmayan bir yere varmaya çalışıyorum. Ama yine de… bu yolun kendisi, bütün eksikliğiyle ve bütün ağırlığıyla, yaşadığımı hatırlatıyor bana. Çünkü bazen, insanın kendine söylediği en küçük söz bile, batmamak için tutunulacak tek dal olabiliyor.

Ama bazen düşünüyorum: bu gerçekten yaşamak mı, yoksa sadece batmamayı başarmak mı?

Geri dön

Mesajınız gönderildi

Oylama
Uyarı


lily and the blush sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

lily and the blush sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin