Bir zamanlar insan kalabalıklarının sıcaklığında kendini var eden biriydim. Yeni yüzler tanımak, yabancı birine adım adım alışmak, fazla düşünmeden yakınlaşmak bana hayatın özü gibi gelirdi. Herkesle bir şey paylaşabilmek, ruhu genişletmenin bir yolu sanırdım. Tanıştığım herkese çabucak ısınır, fazla düşünmeden yakınlaşırdım. Belki de bu yüzden hep biraz fazlasıyla “içten” biri oldum.

Ama artık öyle hissetmiyorum. Şimdi tanımadığım insanlarla tanışmak bana keyif değil, yorgunluk gibi geliyor. Uzun uzun sohbet etmek yerine sessizliği tercih ediyorum. Yüzler çoğaldıkça ben kendi içime dönüyorum. Gereksiz samimiyetin yükünü taşımak istemiyorum. İnsanlarla arama doğal bir mesafe koymaya başladım. Ne tam bir duvar, ne de sınırsız bir yakınlık… Daha çok kontrollü bir uzaklık diyelim. Huzurlu bir sınır…

Kimileri buna içine kapanmak diyecek. Ben buna değişmek, hatta büyümek diyorum. Çünkü büyüdükçe fark ediyor insan: herkesle samimi olmak zorunda değilmiş, her dostluk sonsuza kadar sürmek zorunda değilmiş. Ve en önemlisi, kimsenin senden bir şey beklemesine gerek yokmuş.

Evet, galiba en çok bunu istiyorum: kimsenin benden bir beklentisi olmasın. Hep yanında olunacak kişi değilim artık, herkesin yükünü sırtlanacak halim yok. Bu bir bencillik değil; sadece kendime verdiğim değer.

Çünkü hayır, hep gülümsemek zorunda değilim, sana her şeyimi anlatmak ve senin her şeyini öğrenmek zorunda değilim. İyi olmak, yakın davranmak zorunda değilim. Bir açıklama borcum yok. Açıkçası tüm bunlar zaten içimden bile gelmiyor.

Belki dışarıdan bakınca biraz soğuk görünürüm. Ama aslında bu, kendime daha yakın olmamın bir sonucu. Kendime ait bir alanım var; kimsenin taşamadığı, kimsenin aşamadığı bir alan. Orada hafifim, orada özgürüm. Ve belki de büyümek tam olarak bu: başkalarının beklentilerine değil, kendi ihtiyaçlarına kulak vermek.

Ve en güzeli: bundan mutluyum. İnsanlarla sınırlar koymak bana kayıp değil, özgürlük gibi geliyor. En güzeli ise, böyle olmak için çabalamıyorum. Ben artık böyleyim işte. Kendiliğindenlik…

Değiştim. Ve bu değişim bana kaybettirmedi. Aksine, bana kendimi verdi.

Geri dön

Mesajınız gönderildi

Oylama
Uyarı


lily and the blush sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

lily and the blush sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin