Kendime verdiğim sözleri tutabilecek miyim, bilmiyorum. İçimde tahta kuruları var sanki. Her saniye aklımdan geçen her bir düşünce için cezalandırılıyorum.
“Temize çıktık mı?”
“Güvende miyiz?”
Kendimi her geçen dakika kontrol ederken buluyorum. Belki de hata tam burada başlıyor: Kontrol etmeye çalışmakta.
Her şeyi kendi hâkimiyetinde tutmak isteyen; olası kötü tüm senaryoları düşünen, onların önlemlerini alan… Sonra da aldığı önlemlere engel olacak ihtimalleri hesaplayan ve bu kez onlar için endişelenen patolojik bir vakayım.
Matruşka bebekleri gibiyim. Açıldıkça içimden bir başka ihtimal, bir başka korku çıkıyor. Ama aslında ben sadece güvende olmaya çalışan bir kız çocuğuyum. İyi, sağ salim kalmaya çalışan, bu dengeyi korumak isteyen bir çocuk.
Ne var ki her şeyi kontrol altında tutmaya çalıştıkça kontrolden çıkan ben oluyorum. Ve kendimi harikalar diyarında buluyorum.
Ama hayır, orada vakit geçirmekten memnun değilim. O dünya bana yalan söylüyor. Korktuğum her şey, orada tek tek gerçekleşiyor. Matruşka bebeklerini açtıkça; kötü, daha kötü, en kötüsüyle karşılaşıyorum.
Aranıza geri dönmem uzun sürüyor. Bu yolculukta kendimden çok şey kaybediyorum.
İşte bu yüzden kendime verdiğim söz şu: Kendimi burada tutmaya çalışmak.
Gördünüz mü? Kendimi bile kontrol etmeye çalışıyorum.
Endişelenmekten endişeleniyorum.
Kontrol etmemek için kendini kontrol eden bir matruşka bebek…

Yorum bırakın